Karadenizin güzelliklerinden ” Akçakoca ”

Kasım 3rd, 2008 by admin

Akçakoca İlçesi,Karadeniz bölgesinin batı ucunda yer alır ve Düzce İlinin denize açılan kapısı konumunda en büyük ilçesidir.Ankara’ya 2.5 saat,İstanbula 2.15 saat yakın mesafesiyle 1950 li yıllardan itibaren Türkiye’mizde turizmi ilk başlatan merkezler arasında yer almıştır. 1950 lerde başlayan turizm faaliyetleri günümüze kadar artarak devam etmiştir.
Ulaşım kolaylığı,Karadenizin yeşil bitki örtüsünü tam olarak yansıtması,35 km’lik uzunluğundaki geniş kumsalı,ilçe merkezi ve köylerdeki temiz ve mavi bayraklı plajları,berrak ve temiz denizi,akarsuları, deniz ve ormanın muhteşem uyumuyla yansıtmış olduğu güzellikleri, tarihi evleri,tarihi hamam,camileri,mezarlıkları,kalesi,şelaleri,mağara ları ve hepsinden önemlisi turizm anlayışını kavramış , turizmde tecrübe sahibi olmuş konuksever halkının candan ve sıcak davranışları ile iş ve dış turizm bakımından daima aranan ve tercih edilen merkezler arasındadır.
Akçakoca’nın ılıman iklimi dolayısıyla ege ve akdenizin bunaltıcı yaz sıcağından kaçan tatilcilere yeşilin ve mavinin her tonunu bulabilecekleri iyi bir tatil imkanı sunar.Akçakoca aynı zamanda zengin bir bitki örtüsüne sahiptir.Özellikle kayın,kestane,ıhlamur,çınar,meşe ağaçlarından oluşan bitki örtüsü tatilcilere doyumsuz bir seyir zevki verir.
Akçakoca’nın insanları buraya çeken bir özelliği de zengin yöresel yemekleri ve deniz ürünlerinden oluşan mutfağıdır.Kalkan,lüfer,çinekop,mezgit,palamut,bar bun gibi balıklardan oluşan deniz ürünleri sahildeki balıkçı lokantalarında turistlere unutamayacakları damak tadı sunar.
Halen yaz aylarında 150.000 civarında yerli ve yabancı turist ilçeye gelerek deniz, güneş ve kumdan yararlanmaktadır. Yabancı turist olarak genelde Kuzey Avrupa Ülkeleri ve özellikle Almanlar çoğunluğu teşkil etmektedir.

İlçemizde halen 480′i Turizm Bakanlığı’ndan işletme belgeli, 1200 kadarı da mahalli idarelerden ruhsatlı toplam 1680 resmi yatak kapasitesi bulunmaktadır. Özel sektöre ait 4 yıldızlı 2 otel, , 2 yıldızlı 1 otel, 1 yıldızlı 1 Otel bulunmaktadır. Mahalli idarelerden belgeli olarak faaliyet gösteren 31 otel, pansiyon bulunmaktadır.
Yine Turizm Bakanlığından işletme belgeli olarak faaliyet gösteren 1 Kampingde 15 çadır, 15 karavan ünitesi toplam 90 yatak vardır.
Kamuya ait başta Öğretmenevi olmak üzere,MTA,Meteoroloji ve Gençlik Spor’a ait turizm tesisleride 500 kadar yatak kapasitesi ile ilçe turizmine hareket kazandırmaktadırlar.
Turizm mevsiminin kısalığı turistik alt yapısının gelişmesine imkan vermediğinden,ilçeye gelen tatilci yoğunluğu dolayısıyla çadır-karavan turizminin gerektirdiği mevsimlik campink’lerin doğmasına ve ev pansiyonculuğunun gelişmesine neden olmuştur. İlçede ev pansiyonculuğunda yatak kapasitesi 1500 civarındadır. Kampinglerde çadır, karavan, motor karavanlarıyla gelenlere yönelik 2000 kişilik konaklama kapasitesi bulunmaktadır. Ayrıca yatırım çalışmaları devam eden konaklama tesisleri inşaatları da devam etmektedir.
İlçemizde yazlık konut yapımı devam etmekte olup,mevcutta yaklaşık 500 kadar yazlık konut vardır.

GEZİLECEK YERLER

CENEVİZ KALESİ MESİRE YERİ VE PLAJI: Şehir merkezinin 2.5 km batısında, fındık bahçeleri ve ormanın eteğindeki tarihi kalenin doğu ve batısında eşsiz kumsalı ve berrak sularıyla sizi bekleyen iki koy ve kale içinde Akçakoca Belediyesince işletilen ve çok rağbet gören bir piknik alanı mevcuttur. Konumu itibariyle yıl boyunca ziyaretçi akınına uğrayan kale, moloz taşlarla bir burun üzerine inşa edilmiştir. Kesin kanıt olmamakla beraber, Cenevizliler tarafından yapıldığı söylenen kale, gelen misafirlerimizin hem doğa, hem de denizle baş başa piknik yapıp yüzerek iyi vakit geçirmeleri için harika bir ortamdır. Bahar ve yaz aylarında şehirden belediye otobüsleri ile ulaşım sağlanmaktadır.
FAKILLI MAĞARASI:
İlçe merkezinin 8 km. güney doğusundaki Fakıllı Köyü içinde bulunan mağaraya gitmek için, Çuhallı çarşısından, itfaiye ve cezaevi güzergahını takip ederek, çevre yolu köprüsü altından geçilerek köy merkezine ulaşılmaktadır. Bu mağaraya 1 m. yüksekliğindeki, 15 metrelik bir galeriden girilerek ulaşılır. Halen doğanın bıraktığı şekilde bulunan mağaranın içinde çeşitli yönlere giden galeriler ve yoğun ilgi çeken sarkıt ve dikitler mevcuttur.
AKTAŞ ŞELALESİ:
Şelalemiz eşsiz görünümü ile tüm ilgileri üzerine toplayan bir doğa harikasıdır. Şehir merkezine 11 Km uzaklıktadır. Aktaş köyünden şelaleye kadar olan uzaklık ise 3 km kadardır.
SARIYAYLA ŞELALESİ:
Şelalemiz merkezden yaklaşık 14 km uzaklıktadır. Berrak akan suyuyla, yeşille adeta kucaklaşmıştır. Doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için ideal bir ortamdır.
CUMA YERİ VE AHMET DEDE TÜRBESİ
: İlçemizin 3 km. güneybatısında Arabacı Köyü yolu üzerinde, asırlık çınar ağaçları arasında, pırıl pırıl akan bir derenin kıyısındaki bu güzel mesire yerinde, Ahmet Dede Türbesi ile ahşap tarihi bir cami ve taş bir hamam kalıntısı bulunmaktadır. Burada bulunan derenin kıyısı boyunca zaman zaman fındık tarlaları içinden, zaman zaman dere kıyısındaki taşlar üstünden atlayarak yürüyüş yapabilir, doğaya olan özleminizi giderebilirsiniz.
MELENAĞZI KÖYÜ VE PLAJI:
Akçakoca’nın 13 km. batısında bulunan bu köyümüzde balıkçılık hayli önemlidir. Köy içindeki Melen Çayı balıkçı teknelerinin barındığı doğal bir liman konumunda olup; ırmak boyunca balıkçı tekneleriyle yapacağınız gezinti, size doğa ile baş başa emsalsiz anlar yaşatacaktır. Sahil boyunca geniş ve doğal plajlar, kır kahveleri, gazinolar, kamping alanları bulunmaktadır. Kıyıda su derin olmadığından, özellikle çocuklu aileler tarafından tercih edilmektedir. Melenağzı’na hem karadan hem de denizden tekne ile ulaşabilirsiniz.
KARABURUN KÖYÜ VE PLAJI:
Geniş doğal plajları, sığ denizi sakin ev pansiyonları ile çok rağbet gören bu yöremizde de kır kahveleri, lokanta ve gazinolar size farklı lezzetler sunmaktadır. Doğa ile baş başa kalıp, dinlenmek için ideal bir dinlence yeridir. Şehir merkezine 10 km. uzaklıktadır.
ÇAYAĞZl, KUMPINAR MEVKİİ VE AKKAYA KÖYÜ:
Karadeniz Ereğli yolu üzerinde, ilçe merkezinin 7 km. doğusunda başlayan ve sahil boyunca uzanan geniş, doğal plajlarıyla büyük rağbet gören bu yöremizde, ormanlar arasında akan derelerde balık avlayıp, patika yollarda doğa yürüyüşleri yapabilirsiniz. Çok güzel piknik alanları mevcut olan bu bölgemiz kış avcılığı için uygundur.
ŞİFALI SU ORMAN İÇİ DİNLENME YERİ:
Akçakoca – Düzce karayolu üzerindeki bu mesire yerinin içme suyunun bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılmaktadır. Su hiç havayla temas etmeden, membasından itibaren gün yüzü görmeden, kapalı olarak gelmekte, yaz-kış aynı ısıyı korumaktadır ve hava almadığı için bakteri barındırmamaktadır. Burada orman içine giden yollar üzerinde yürüyüş yapmak, yeşile ve doğaya duyduğunuz özlemi giderecektir.
EDİLLİ AĞZI PLAJI:
Ormanla denizin adeta kucaklaştığı bu geniş ve doğal plajlar bölgesi, özellikle kalabalıktan kaçanların beğenip tercih ettikleri bir plajdır.

Akçakoca sahilleri genellikle aşın sıcaktan bunalanları ağırlarken, gezilip görülmeye değer birçok güzelliğin yanı sıra, ilçede değişik aktivitelere katılarak hoş zamanlar geçirebilirsiniz.

Kategori Karışık Semtler | Yorum yok »

Kastomonu ve Küre Dağları Milli Parkı

Kasım 3rd, 2008 by admin
Küre Dağları Milli Parkı (Kastamonu) Karadeniz’in dünyaca ünlü turizm bölgesi Küre Dağları, son yıllarda trekking ve eko turizmi sevenlerin uğrak yeri oldu. Burası Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın (WWF) katkıları ile 1988 yılından beri Avrupa ormanlarının korumada öncelikli alanları arasında. Dağların içindeki milli park ise dünyanın çeşitli doğayı koruma vakıfları tarafından büyüteç altında tutuluyor.

Bölge dört mevsim ayrı güzellikte. Kışın karla, ilkbaharda çiçeklerle kaplı. Sonbaharda yeşilin ve sarının tüm tonlarının iç içe geçtiği ormanlar muhteşem bir tablo haline dönüşüyor. Yaz aylarında aşırı sıcaklarda bile gezilebiliyor. Ancak milli parkın içinde konaklama olanağı yok. En yakın yerleşim merkezlerini ve köylerdeki pansiyonları tercih etmeniz gerekiyor.

Küre Dağları Milli Parkı, Batı Karadeniz’de yer alıyor. Kastamonu ilinin kuzey batı bölümünde, Cide, Azdavay, Pınarbaşı ilçeleri ile Bartın ilinin Doğu bölümü arasında kalan bölgede. Dağların arasında milli park ilan edilen bölge 37 bin hektarlık bir alan. Bir plato karakteri taşıyarak doğu-batı doğrultusunda uzanan bu parkın içinde kanyonlar, boğazlar, mağaralar ve düdenler var. Devrekani, Şehriban, Aydos, Ulus, Arıt çayları Karadeniz’e doğru yol alırken milli parkın içinden geçiyor.

Küre Dağları Milli Parkı ulaşımı zor olduğundan iyi korunabilmiş. Dünyada ender rastlanan bitki örtüsü ve ekosistemi ile doğayı koruma açısından dünyaca ünlü önemli bir örnek. WWF’ye göre de park Avrupa’daki doğal ormanların en güzel ve en yabanıl örneklerinden biri.

Parkın içinde Türkiye’deki 132 memeli türünden 40’ı yaşıyor. Bu türler vaşak, susamuru, geyik ve karaca gibi soyu tehlike altındaki hayvanları da içeriyor. Parkta ayrıca 46’sının soyu tehdit altında olmak üzere 129 kuş türü var. Yöre, gündüz ve gece yırtıcıları açısından da zengin. Varlığı bilinen 675 bitki türünün 109’u endemik, 49’u nadir, 47’si ise tehlike altında olarak tanımlanan bitkiler.

KORUNMADA ÖNCELİKLİ

Küre Dağları, 1988 yılında WWF’nin Türkiye bölümünün katkıları ile Avrupa ormanlarının korumada öncelikli alanları arasına girdi. Sıcak Noktalar olarak tanımlanan bu alanın yasal koruma statüsüne kavuşması için resmi düzeyde çalışmalara başlandı. 7 Temmuz 2000 yılında Küre Dağları’nın batı kesimi milli park ilan edildi. Bu karar WWF’nin milenyuma girerken başlattığı Yaşayan Gezegen Kampanyası çevresinde ‘Türkiye’nin Dünyaya Armağanı’ olarak kabul edildi.

Milli parkın sınırları içinde herhangi bir kırsal yerleşim yok. Ancak etrafında 80 bin hektarlık bir tampon bölge var. Bu bölgede 8 ilçeye bağlı 50 kırsal yerleşim birimi bulunuyor. Yörede büyük şehirlere göç fazla olduğu için nüfus 10 bini geçmiyor. Nüfusun az olması da doğanın tahribatının önüne geçen etkenlerden birisi olarak gösteriliyor.

SAKIN ÇOCUKLA GİTMEYİN

Küre Dağları dört mevsim ayrı güzellikte. Kışın karla, ilkbaharda çiçeklerle kaplı. Sonbaharda yeşilin ve sarının tüm tonlarının iç içe geçtiği ormanlar muhteşem bir tablo haline dönüşüyor. Yaz aylarında aşırı sıcaklarda bile gezilebiliyor. Çünkü sık ağaçların bulunduğu ormanlar serin serin gezme olanağı sağlıyor. Park trekking ve dağcılık tutkunları, kampçılar ve gençler için ideal. Çoluk çocukla gidilebilecek bir yer ise kesinlikle değil. Hatta çocukla tatile çıkacakların akıllarından bile geçirmemesi gereken bir bölge burası. Küre Dağları Milli Parkı’nı ziyaret için en uygun zaman genellikle yaz ayları. Çünkü yörenin muhteşem güzelliği, haziran – eylül ayları arasında daha rahat keşfediliyor.

PARKTA KONAKLAMA YOK

Ülkemizde doğa gezilerine ilginin artması ve Küre Dağları’nın tanınması sonucu son yıllarda İstanbul ve Ankara’dan buraları ziyaret edenlerin sayısında belirgin bir artış gözleniyor. Doğal güzellikleri görmek için turlar düzenleniyor. Ancak milli parkın içinde konaklama olanağı yok. En yakın yerleşim merkezleri ve köylerdeki bazı evlerde pansiyonculuk amatörce yapılıyor. Kalacak yer sorununun ortadan kalkması için köylerdeki ahşap evlerin onarılarak turizme kazandırılması için bölgede çalışmalar yapılıyor.

WWF Türkiye, Milli Park Müdürlüğü ile işbirliği yaparak 15 erkek ve 5 kadını Yerel Doğa Kılavuzu olarak eğitti ve kılavuzlar yörelerine gelenlere rehberlik yapmaya başladı. Giyim kuşam, yemek ve müzik gibi yerel değerler korunarak günümüze kadar geldiği için köyleri görmeye değer. Bu arada Küre Dağları Milli Parkı’nı gezecek olanların da bir takım kurallara uyması gerekiyor. Öncelikle doğal çevreye zarar vermeyin. Araçlarınızı belirlenen yerlerde park edin. Yabani hayvanları avlamayın. Bitki, çiçek veya fosil toplamayın. Ağaçlara yazı yazmayın. Park içinde ateş yakmayın. Çöplerinizi bırakmayın.

İÇİNDE NELER VAR

Valla Kanyonu: Pınarbaşı İlçesi’nin 26 kilometre kuzeyindeki Muratbaşı Köyü yakınlarındaki Devrekani Çayı ile Kanlıçay’ın buluştuğu yerde başlıyor. Kanyonun başlangıç noktasına 1,5 kilometrelik oldukça eğimli bir patika ile ulaşılıyor. Kanyonun iki tarafındaki kayalık uçurumların yüksekliği 800-1200 metre arasında. Bu kayalıklar kartal, şahin, akbaba gibi yırtıcı kuşları barındırıyor. Yerel rehberler ve uygun ekipmanlar olmadan geçilmesi pek istenmiyor.

Ilgarini Mağarası: Sorkun Yaylası’ndaki Ilgarini Mağarası’nın uzunluğu 858 metre, derinliği 250 metre. Roma ve Bizans döneminde iskan alanı ve dini amaçlarla kullanılan mağarada, yapı kalıntıları, seramik ve küp parçaları, su sarnıcı, su kuyusu, ardıç ağacından yapılmış lahitler, şapel ve fırın kalıntıları var. Pınarbaşı ilçe merkezine uzaklığı 36 kilometre. Ulaşmak için Sümenler Köyü’ne kadar vasıta var. Sorkun Yaylası’ndan itibaren dik ve kayalık orman içi patika yoldan yaya olarak 1,5- 2 saatlik bir yürüyüşle mağaraya ulaşılabilir. Yoğun ormanda kaybolmamak için rehber alınması şart.

Ilıca Şelalesi: Pınarbaşı Ilıca Köyü sınırlarındaki şelalede, su 15 metre yüksekten dökülüp doğal bir havuz oluşturuyor. Çok sayıda ağaç ve bitki ile çevrili olan doğal havuzun bir köşesinde ise küçük bir kumsal var.

Ilıca Hamamı: Yine aynı köy içerisinde Bizanslılardan kalma bir hamam mevcut. Hamam yontma taştan yapılmış kubbe şeklinde, 2 metre genişliğinde, 3.5 metre uzunluğunda ve 1.80 metre yüksekliğinde. Hamamın yaz ve kış su ısısı 23 derece.

Horma Kanyonu: İçinden Zara Çayı geçen kanyon 3,5 kilometre uzunluğunda.

NASIL GİDİLİR ?

İstanbul’dan Sakarya, Düzce, Bolu, Gerede, Karabük yolu izlenerek gidilebilir. İstanbul- Pınarbaşı 407 kilometre. Yakın çevredeki il ve ilçelere düzenli olarak otobüs seferleri var. İstanbul Safranbolu üzerinden Pınarbaşı’na ulaşmak 6 saat, Azdavay’a ulaşmak 6,5 saat sürüyor. Bartın üzerinden İstanbul-Cide ise 6,5 saat. Ankara’dan Çankırı, Ilgaz, Kastamonu üzerinden Pınarbaşı’na ulaşılıyor. Ankara-Kastamonu arası 240 kilometre ve yol yaklaşık 3 saat sürüyor. İzmir-Kastamonu arası 820 kilometre.

NEREDE KALINIR ?

Paşa Konağı: Pınarbaşı Konak Mahallesi’nde 200 yıllık tarihi bir konak. 2 katlı, 8 odalı ve 20 kişi kapasiteli. Oda ve kahvaltı kişi başı 20 milyon, tam pansiyon 35 milyon lira. Tel: (0366) 771 33 75

Park Ilıca: Pınarbaşı İlçesi Ilıca Köyü yakınlarındaki tesis, 2 katlı, ahşap, 5 bungalov tipi ev var. Yatak sayısı 20. Oda ve kahvaltı kişi başı 20 milyon lira. Tel: (0366) 771 23 57

Sümenler Köyü Konukevi: Eski bir okuldan konaklama evine dönüştürülen yapıda tek bir oda ile ranzalı 12 yatak var. Kişi başı konaklama ücreti 5 milyon lira. Yemek ve kahvaltı verilmiyor. Tel: (0366) 77132 22

Milli Park Müdürlüğü Tel: (0366) 212 02 08.

Kategori Karışık Semtler | Yorum yok »