Yamaç Paraşütü Yapılan Yerler

Şubat 28th, 2009 by recep

1. Babadağ – FETHİYE

2. Çökelez Dağı – DENİZLİ

3. Abant – BOLU

4. Alidağ – KAYSERİ

5. Munzur Dağları – ERZİNCAN

6. Asas Tepesi – KAŞ

7. Dinamit Tepesi – PAMUKKALE

8. İnönü C Tepesi – ESKİŞEHİR

9. Bozdağ – İZMİR

10. Nemrut – ADIYAMAN

BABADAĞ

Her zaman ilk tercih

Fethiye Ölüdeniz’e tepeden bakan Babadağ, hemen hemen tüm jüri üyelerimizin ilk tercihi oldu. Ölüdeniz’e 1969 metreden iniliyor. Bu yükseklikten Patara plajını, Dalaman’ı ve hatta Rodos’u bile görebiliyorsunuz. 1700 metre yükseklikteki uçuş noktasına ciplerle gidiliyor. Yol 50 dakika sürüyor. Rüzgar yeterli değilse, 1900 metreye çıkılıyor. Deneyimli pilotlar, yamaç paraşütüyle 3500 metre yüksekliğe kadar çıkabiliyor ve havada 5 saat kalabiliyor. Babadağ, Uluslararası Hava Oyunları’na da ev sahipliği yapıyor. Toplam üç pist var. Yaz sezonu boyunca hava tutarlılık gösteriyor. Babadağ’da yamaç paraşütü hizmeti veren şirketler Aventura, Easy Riders, Focus Turizm ve Extreme Tandem.

ÇÖKELEZ DAĞI

Tanınmaya çalışıyor

Çökelez Dağı Denizli Merkez’e 30 kilometre uzaklıkta. Atlayış noktası 1650 metrede. Batı ve güneyden esen rüzgarlar hakim. Çökelez Dağı’ndan yapılan uçuşlarda Denizli merkez, Sarayköy, Buldan, Honaz ilçeleri ile Organize Sanayi Bölgesi rahatlıkla görülebiliyor. Çökelez Dağı’ndan havalanan paraşütçü isterse dağın hemen eteğinde inişe geçebilir ya da 100-180 kilometre arasındaki mesafeye kadar iniş yapabilir. Uçuş için tur düzenleyen şirket yok. Ancak, yerel yönetimlerin ve Pamukkale Arama Kurtarma Doğa Sporları Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği etkinlik ve festivallerle tanıtılmaya çalışılıyor.yorumla.net…

ABANT

Cennetin üzerinde uçun

Yamaç paraşütü Abant’ın hemen yanında bulunan Örencik Köyü ve Çepni Yaylası’ndaki tepelerden yapılıyor. Türk Hava Kurumu’nun eğitim uçuşları açısından Türkiye’nin en uygun alanları olarak belirlediği Abant’ta, 65 ile 125 metre arasındaki tepelerden yaylaların çimenlik alanlarına iniş yapılırken, 450 ile 750 metre yüksekliğindeki tepelerden yapılan atlayışlarda ise Samat ve Örencik köylerinin boş arazilerine iniliyor. Başlangıç uçuşu, amatör uçuşlar ve uzman uçuşlar için uygun. Uçuş bölgesi kuzey, kuzeybatı, güney, güneybatı yönlerinden rüzgar alıyor. En büyük artısı ise muhteşem manzarası. Üniversitelerin havacılık kulüpleri bölgede sık sık kamp kuruyor. Bu yıl Atatürk’ün Bolu’ya geliş tarihi olan 17 Temmuz’da 1’inci Abant Havacılık Festivali yapıldı.

ALİDAĞ

Pek çok avantajı var

Alidağ, Kayseri’nin Talas ilçesi sınırlarında. Kente uzaklığı 6 kilometre. 1750 metre yüksekliğe sahip. Profesyonel ve yarı profesyonel yamaç paraşütçüleri için uygun. Rüzgar, genellikle kuzey ve kuzeybatıdan esiyor. Kent merkezine yakınlığı, sporcuların kullanabilecekleri su, tuvalet ve çay ocağının bulunması, olası kazalar için Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Gevher Nesibe Hastanesi’nin 3 kilometre uzaklıkta olması sporculara ajantaj sunuyor. Alidağ’dan başta Kayseri kent merkezi olmak üzere çevresindeki ilçeler görülebiliyor. Şimdilik tur düzenleyen herhangi bir firma yok. Pilotlar, 150 kilometre hızla Tomarza ve Pınarbaşı ilçelerine iniş yapabiliyor. Ama genellikle, dağın eteklerine iniyorlar. 2004’te Dünya Yamaç Paraşütü Şampiyonası burada düzenlendi.

MUNZUR DAĞLARI

Her seviye için uygun

Munzur Dağları Ergan bölgesi, Erzincan’a 7 kilometre uzaklıkta, Yaylabaşı Beldesi üzerinde. Yüksekliği 3 bin 250 metre. Her seviyedeki sporcu için uygun. 3 bin 250 metreden uçuş düzenleniyor. Amatör sporcular için 1300 metrelik Arpalık bölgesinden uçuşlar yapılıyor. Amatörler için rakımları 1300 ila 1500 metre arasında değişen yedi tepe var. Uçarken bölgedeki gölleri, şehir merkezini, bitki örtüsünü görüyorsunuz. Bölge düz olduğundan her yere inilebilir. Erzincan Belediyesi ve Munzur Fırat Doğa Sporları Derneği ortaklaşa tur düzenliyor. Orta Göl mevkiinde konaklayan sporcular, sabah yöresel tulum peyniri, bal ve tandır ekmeği ile kahvaltı ettikten sonra uçuşa geçiyor. Merhum vali Recep Yazıcıoğlu anısına düzenlenen Yamaç Paraşütü Festivali’nin 4’üncüsü geçen nisanda yapıldı.

ASAS TEPESİ

En az 35, en fazla 110 kilo

1000 metredeki Asas tepesinden pilotlar nezaretinde uçmak isteyenler 100 Euro ödüyor. Kaş’ta Nautilus, SkySports ve Begonville adlı 3 uçuş şirketi faaliyet gösteriyor. Yamaç paraşütü yapacaklarda en az 35, en fazla 110 kilo olma şartı aranıyor. İlçe merkezinden pikaplar ile 45 dakikalık kara yolculuğu sonrası tepeye varıyorsunuz. İniş Kaş limanına yapılıyor. 25-40 dakika arası süren uçuşta, Kaş ilçesi, civar köyler ve Yunanistan’ın Meis adası kuşbakışı görülebiliyor. Pistin irtifası 990 metre. En iyi kalkış rüzgarı, hakim yön olan güneybatı. Pist, 2 paraşütün rahatlıkla sığabileceği genişlikte.

DİNAMİT TEPESİ

Her mevsim uçabilirsiniz

Pamukkale Dinamit Tepesi’nde, ılıman iklimi ile yılın her mevsimi uçuş yapılabiliyor. Denizli’ye uzaklığı 21 kilometre. Bulunduğu alan turizm bölgesi olduğundan her türlü ulaşım mümkün. Batı rüzgarının hakim olduğu tepe, özellikle sabah saatlerinde uçuşa elverişli. Uçuş pisti 300 metre yükseklikte. İki paraşütün rahatça kalkış yapabileceği geniş bir alanı var. Tepenin eteklerine veya travertenlerin girişindeki helikopter pistine inebiliyorsunuz. Dinamit Tepesi’nden uçulduğunda antik kentler Hierapolis, Laodikya, Denizli kent merkezi, Denizli Ovası, Pamukkale travertenleri ve Sarayköy’ün bir bölümü rahatlıkla görülebiliyor.

İNÖNÜ C TEPESİ

Eğitim de veriliyor

Türk Hava Kurumu (THK) İnönü Eğitim Merkezi C Tepesi, Eskişehir kent merkezine 36 kilometre uzaklıkta. THK İnönü Eğitim Merkezi’nin hemen yanında. Yüksekliği 230 metre. Yamaç paraşütü başlangıç eğitimini almış amatör ve uzman paraşütçüler için uygun. Başlangıç eğitimleri C Tepesi’nin hemen yanındaki 130 metre yüksekliği bulunan Yerli Tepe’de veriliyor. Rüzgar kuzey ve kuzeybatıdan esiyor. C Tepesi’nden İnönü ilçe merkezi ile geniş bir ova görünüyor. İniş, THK İnönü Eğitim Merkezi kamp alınana yapılıyor. İniş yeri doğal çim alanı. Merkezde konaklama imkanı var. Türk Hava Kurumu tarafından Yamaç Paraşütü Türkiye şampiyonaları burada düzenleniyor ve eğitimler veriliyor.

BOZDAĞ

3 Eylül’de şenlik var

Ödemiş Bozdağ yaylasının Akçakmak ve Güldalan tepelerinde eğitimliler yamaç paraşütü yapabiliyor. 130 metre yüksekliğindeki Eseli tepesinde başlangıç eğitimi alınıyor. Akçakmak paraşüt uçuş pisti, Ödemiş Salihli yolu üzerinde, Ödemiş’e ve Salihli’ye 30 kilometre uzaklıkta. 1100 metre yükseklikte. Güneybatı rüzgarı alan pist, Bozdağ çam ormanlarını ve Küçükmenderes Ovası ile meşhur Gölcük Gölü’nü görüyor. Subatan Yaylası ve Zeytinlik beldesini dolaşarak Birgi top sahasına iniliyor. Tur düzenleyen şirket yok. Emniyet Havacılık Kulübü, 3 Eylül’de yamaç paraşütü şenlikleri gerçekleştirecek. Güldalan Tepesi’nde kuzey rüzgarları uçuş için uygun. Bozdağ yaylasına 3 kilometre uzaklıkta. 1300 metre yüksekliğinde. Bozdağ yaylasının ve çam ormanlarının üzerinden geçerek Bozdağ beldesinin yazlık evleri üzerinde turladıktan sonra, Bozdağ spor sahasına iniliyor.yorumla.net…

NEMRUT DAĞI

Baraj gölü manzaralı

Nemrut Dağı 2 bin 200 metre yüksekliğe sahip. Profesyonel ve amatör yamaç paraşütü yapanlar için uygun. Bugüne kadar çoğunlukla gösteri amaçlı uçuşlar yapıldı. Genelde kuzey ve güney rüzgarları hakim. Adıyaman’daki Maceraperest Doğa Sporları Kulübü, zaman zaman yamaç paraşütü kursu düzenliyor. Nemrut’tan uçuş yaparken Atatürk baraj gölünü, uzaktan Adıyaman’ı, Kahta’yı ve Şanlıurfa’nın Siverek ilçesini görüyorsunuz

Kategori Karışık Semtler | Yorum yok »

Muğla – Akyaka hakkında

Şubat 28th, 2009 by recep

Muğla’dan karayolu ile Marmaris’e doğru giderken Sakar Tepesine tatlı bir tırmanışınız başlar. Bu tırmanışın ardından Gökova Körfezi’ne ve Ovası’na doğru kıvrıla kıvrıla bir inişe başlarız ki hemen ilk kıvrımda durup bu eşsiz güzelliği durup seyretmek istersiniz. Yüzünüze vuran rüzgarı doyasıya hissetmek Sakar Dağı’nın size bir armağanıdır.

Tepeden aşağıya doğru yani Gökova’nın kalbine doğru inerken hemen bir yol sapar sağa doğru Akyaka levhasıyla birlikte. Bu yol sizi ormanın içinden denizin seyrini kendinizi daha da kaptırarak beldenin merkezine getirir. Oracıkta kendinden emin bir şekilde; kucağını Gökova Körfezi’ne açmış, dirseğini bütün ahengiyle kos koca bir ovaya yaslamış ve sırtını da o Sakar Dağı’nın endamına güvenircesine yaslayan Akyaka Beldesi. Evet orası sizin doğasıyla, ortamıyla, huzuruyla ve hepsi birbirinden çekisi güzellikteki ahşap işlemeli evleriyle hayalinizdeki cennetiniz.
1971 yılında muhtarlık ve 1992 yılında belediyelik olmuştur. Şu anda Akyaka’da tarım ile uğraşan çok az olmasına rağmen toprakları sulak ve verimlidir. Önceleri geçimleri çiftçilik ve hayvancılık olan yerli halk son 10 yılda hızlı bir şekilde gelişen turizm ile sektör değiştirmişlerdir.
Akyaka da mimari diğer yerlere nazaran görülmesi değer bir yapıya sahiptir. Bitişik yapılaşma olmayan, Ula nın eski evleri örnek alınarak günümüzün modern mimarisi ile birleştirilerek Akyaka’ya has bir sentez oluşturulmuştur. Doğal güzelliğe zıtlık yaratmayan içinde ve dışında ahşap işlemeleri bol, yöreye özgü Muğla Bacalarıyla iki katlı çiçekli bahçeleriyle evler inşa edilmiştir. 1983 senesinde AĞAHAN Mimarlık ödülünü; mimarlık eğitimi olmamasına karşın kendi yaptığı ve geleneksel mimariyi taşıyan eviyle Nail ÇAKIRHAN sahip olmuştur.

Tarım arazisi, zeytinlik alanları harici Akyaka’nın etrafı gür ve sık çam ormanları ile çevrilidir. Deniz ve orman iç içe girmiş doğal bir güzellik oluşturuyor. Hatta o kadar ki çam ağaçlarının denizin üzerine uzanan dallarından kendini denize bırakanları bile görebilirsiniz. Yürüyüş yapabileceğiniz alanlar, fotoğraf arşivinize ekleyebileceğiniz kareler, günlük geziler, su sporları, balık avcılığı, dalgıçlık, yamaç paraşütçülüğü, piknik alanları ve balık restoranları ile size çeşitli imkanlar sunar.
Akyaka genelde yaz aylarında yoğunluk yaşar okulların tatil olmasıyla bu yoğunluk daha da artar, özellikle hafta sonları yerli halkında buna katılmasıyla hat safhaya ulaşır. Akyaka’nın yaz başı ve sonu gayet sessiz ve sakin geçer kafa dinlemek ve stres atmak isteyenler için biçilmiş kaftandır. Genelde orta yaş ve üstü beldemizi ziyaret eder. Ancak gene de kendi çapında bir hareketliliği vardır. Daha fazla hareketlilik ve eğlence isteyenler 30 km uzaklıkta olan Marmaris’i değerlendirebilirler.
Akyaka’da birçok ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. Günlük hepsi taze ve köy üretimi sebze pazarı, balık restoranları, aperatif atıştırabileceğiniz ekonomik lokantalar, zengin çeşitleriyle marketler, PTT, oteller, pansiyonlar, beldede yaygın olan apartlar, orman kampı, terzisi, camcısı, kasabı, hırdavatçısı ile hizmetinizde. Ancak şunu unutmamak gerekir ki beldede banka yok. Konaklamada büyük oteller haricinde pek yaygın olmasa da alışverişlerinizde ve restoranlarda kredi kartı kullanabilirsiniz. Para ihtiyacınız için her yarım saatte hareket eden dolmuşlarla Muğla’ya gidip gelebilirsiniz.

Akyaka’nın havası fazla nemli olmadığından sıkıcı değildir. Beldede halk dilinde Deli Mehmet dediğimiz 10-15 günde akşamları tozu toprağı birbirine katıp serinleten rüzgarı vardır. 9 aya yakın bir dönem güneşli ve sıcak geçer, hatta güneşli kış günleri sobaya ihtiyacınız dahi olmaz. Akyaka’da alternatif olarak gidip görebileceğiniz deniziyle, sahiliyle, ormanıyla ve güzel bir Kadın Azmağı (su kaynağı) ile birçok doğal güzellik var. Ayrıca kuşlarla ilgileniyorsanız zengin bir nüfus ve çeşitliliğe sahip kuşları özellikle sabahın erken saatlerinde doyasıya gözlemleyebilirsiniz. Hepsinin birbirilerinden güzellikleri ve insana yaşattığı duygular farklı.
Akyaka’da aileye ve bireysel olarak konaklama imkanları oldukça geniş ve elverişli. Tabii ki önceden rezervasyon yaptırmanızda fayda var. Genelde aileler geniş apartları, çiftler ise pansiyonları tercih etmekteler. Pansiyon ve oteller kahvaltı dahil fiyatları olmakla birlikte apartlarda mutfak sistemi kurulmuş olup kendi yemeğinizi kendiniz hazırlayabilirsiniz. Bunun yanında beldede yüzme havuzlu lüks villalarda bulabilmeniz mümkündür.

Kategori Karışık Semtler | Yorum yok »

Avşa ve Marmara’ya feribot seferleri başladı

Şubat 28th, 2009 by recep

Tekirdağ’da, Avşa ve Marmara adalarına feribot seferleri düzenlenmeye başladı.Yetkililerin verdiği bilgiye göre ,seferler kapsamında hafta içi 100-150, hafta sonu ise 150-200 yolcu taşınıyor.

Avşa Adası’na feribot saat 14.00’de Tekirdağ sahilinden, saat 16.00’da Barbaros Limanı’ndan hareket ederken; Marmara Adası seferleri ise Barbaros Limanı’nda saat 14.00 ve 16.00’da yapılıyor.

Feribot seferlerine talebin, temmuz ve ağustos ayında daha da artmasının beklendiği belirtildi.

Kategori Karışık Semtler | Yorum yok »

Tatilcilere yapboz ahşap ev

Şubat 28th, 2009 by recep

Kolay kurulup sökülebilen, taşınabilir özelliğe sahip evler, büyüklüğüne göre 750 YTL ile 4 bin 500 YTL arasında değişen fiyatlarda satışa sunuluyor. Konya’da bir firmanın Romanya’dan ithal ettiği 4 metrekareden 30 metrekareye kadar farklı büyüklüklerdeki yapboz şeklindeki portatif evler, yaklaşan yaz sezonunda tatilciler için farklı bir alternatif imkanı sunuyor.

Konya Eski Sanayisi’nde faaliyet gösteren bir şirketin sahibi Harun Bilir, yaklaşık 25 yıldır baba mesleği yün ithalatı yaptıklarını belirtti. Zaman içinde Türkiye’de sektördeki gerilemeye paralel olarak iş potansiyellerinin de daralması nedeniyle farklı alanlara yöneldiklerini ifade eden Bilir, “Yün ithalatı için gittiğim Romanya’da ahşap portatif evler gördüm. Daha sonra da bu evlerden Türkiye’ye de ithal etmeye karar verdim. İlk olarak da geçen yıl 84 adet ahşap portatif ev getirdim” dedi.

Bilir, portatif evlerin birçok yönden sahibine kolaylıklar sağladığını vurgulayarak, şunları kaydetti:
“4 metrekareden 30 metrekareye kadar farklı büyüklüklerdeki bu tek odalı evler daha çok tatil kampları, yazlıklar, hobi bahçeleri, bağlar ve bahçelerde kullanılmak üzere tasarlanmış. Yüzde 100 ahşaptan yapılan portatif evler, ladin ağacından yapılması nedeniyle oldukça hafif ve dayanıklı. Boya ve verniği yapıldığı için de göze hoş gelen bir görünümü var. 2006 yılında getirdiğim ahşap evlerden elimde şu anda 2 adet kaldı. Vatandaşlar, bu evlere yoğun ilgi gösteriyor. Özellikle zevkine düşkün, tatil yapmayı seven insanlar sık tercih ediyor.”

BİRBİRİNE GEÇME SİSTEMİYLE KURULUYOR
Ahşap portatif evleri büyüklüğüne göre 750 YTL ile 4 bin 500 YTL arasında değişen fiyatlarda satışa sunduklarını dile getiren Bilir, ürünün fabrikasyon olduğu için su geçirmediğini bildirdi.

Bilir, portatif evde hiçbir çivi veya vidanın bulunmadığını, “Birbirine geçme” sistemiyle evlerin rahatça kurulabildiğini belirterek, “Her vatandaş bu ahşap evleri rahatlıkla birleştirerek, istedikleri yere monte edebilir. Bir kişi yaklaşık 3 saatte rahat bir şekilde bu evi istediği yere kurabilir. Takılıp sökülmesi, standart fabrikasyon ürünü olduğu için çok kolay” diye konuştu.

Evlerin ağırlıklarının 350 kilogramdan 7 tona kadar değiştiğini anlatan Bilir, yapboz şeklindeki portatif, kamyonetle ya da otomobillerin arkasına takılan römorklarla taşınabilen evlerin, yaz sezonunda tatilciler için farklı bir alternatif olduğunu sözlerine ekledi.

Kategori Karışık Semtler | Yorum yok »

ABD’ye gitmek isteyenlerin sayısı düştü

Şubat 28th, 2009 by recep

Türkiye’den ABD’ye gitmek isteyenlerin sayısı 90 binlerden 40 binlere kadar düştü.
ABD’nin Ankara Büyükelçiliği 2. Sekreteri Roger C. Rigaud, Adana Ticaret Odasınca (ATO) düzenlenen “ABD’ye Göçmen Olmayan Vizeler” konulu toplantıda, 11 Eylül saldırıları sonrası “ABD’nin vize vermiyor” şeklinde çıkartılan söylentilerin doğru olmadığını söyledi. Herhangi bir nedenle ABD’ye gitmek isteyenlerin başvurularını değerlendirdiklerini belirten Rigaud, daha çok vize vermeye gayret ettiklerini vurguladı.

Vize alabilmek için başvuru yapanların görüşmede kendilerini çok iyi ifade etmeleri gerektiğini anlatan Rigaud, “Öncelikle niçin ABD’ye gitmek istediklerini ve ne kadar kalacaklarını soruyoruz. Vize almak isteyen kişilerin bizi inandırmaları gerekiyor. Bu konuda görüşme odasında herhangi bir hata yapılmamalı” diye konuştu.

Rigaud, kişilerin görüşme sırasında heyecanlı ve sinirli olabileceklerini dikkate aldıklarını, ancak, kendilerine ait cevapları çok iyi bilmeleri gerektiğini ifade etti.

Rigaud, 11 Eylül saldırılarının ardından Türkiye’den ABD’ye gitmek isteyenlerin sayısı ile ilgili soruya, bu sayının 90 binlerden 40 binlere kadar düştüğünü belirterek, “Ancak, biz bu düşüşü ekonomik nedenlere bağlıyoruz” yanıtını verdi.

Rigaud, diğer ülkelerle karşılaştırdıklarında Türkiye’de vizelerdeki ret oranının yüzde 15 civarında olduğunu söyledi.

Bir katılımcının, pasaportunda herhangi bir Arap ülkesinin vizesi bulunanlara ABD’nin vize vermek istemediği şeklindeki sorusuna Rigaud, “Sadece bu ülkelere niçin gittiklerini soruyoruz. Yoksa kişilerin bu ülkelere gitmiş olması vereceğimiz vizeyi etkilemez” karşılığını verdi.

Rigaud, öğrenim için vize başvurusunda yapan kişilerde İngilizce bilme şartını aradıklarını da sözlerine ekledi.

Toplantıya, ATO Başkanı Şaban Baş ile davetliler katıldı.

Kategori Karışık Semtler | Yorum yok »

‘Butik Oteller Kitabı 2007’ çıktı

Şubat 28th, 2009 by recep

Türkiye’nin “en küçük, farklı ve özel konaklama adreslerini içeren” rehber kitap niteliğindeki “Butik Oteller Kitabı 2007” çıktı.
Grup Yayıncılık’tan Türkçe ve İngilizce çıkan kitapta, “çok yıldızlı tatil ruhundan sıkılan ve tatil köylerinde vakit geçirmek yerine, küçük otellerde, doğa, tarih, mimari ve sanatsal kavramlarla bütünleşmek, egzotik yerleri görmek” isteyenler için seçenekler sunuyor.

Doğal ve tarihi güzelliklere yakın, kendine has tarzı olan, küçük ama profesyonel 159 otele ait bilgilerin yer aldığı kitapta, “butik otel tanımlaması Kültür ve Turizm Bakanlığından tarafından yeni yapıldığı için”, bazı otellerin “butik otel belgeli” olmayabileceği belirtiliyor.

Ayrıca, kitapla birlikte okuyuculara otellerden yüzde 10-15 indirimli yararlanabilmesi için “prestige kart” da veriliyor.

Kategori Karışık Semtler | Yorum yok »

« Önceki yazılar