Şubat 28th, 2009 by recep
Kaz Dağları futbolda Antalya’ya rakip oluyor
Kale grubu, oksijen deposu Kaz Dağları’nda sağlık ve futbol turizminde Antalya’ya rakip olacak bir tesis kurma hazırlığında. İki Alman firmayla ortaklık görüşmesi yapan grup, tesise ulaşımı kolaylaştırmak için de girişimde bulunuyor. Kale, turizme ilk etapta 10 milyon euro yatırım yapacak.
Türkiye’de seramik sektörünün kuruluşuna öncülük eden Kale grubu, şimdi de turizm sektörüne girmeye hazırlanıyor. Dünyanın sayılı oksijen depolarından Kaz Dağları’na sağlık ve futbol turizminde Antalya’ya rakip olacak bir tesis kurmak için harekete geçen grubun, ortaklık için iki ayrı Alman firmayla görüştüğü öğrenildi. Projeyi inceleyen ve yatırıma sıcak bakan Almanların, ‘Tesise ulaşım zor, önce yolu yapılmalı’ görüşünü savunduğu belirtildi.
Kale grubu, Çanakkale’nin Yenice ilçesinde Hıdırlar köyünde, içinde termal kaynağı da olan bir araziyi Özel İdare’den 25 yıllığına kiraladı.
’2 saat yol, 1 saate insin’
Kendi topraklarını da araziye katan grup, hem Avrupa’dan kaplıca tedavisine gelecek turistleri çekecek, hem de kamp döneminde Kaz Dağları’nın oksijeninden faydalanmak isteyen futbol takımlarını ağırlayacak bir tesis kurmak için kolları sıvadı. Kale’nin turizme ilk etapta 10 milyon euro yatırım yapmayı düşündüğü, daha sonra yatırımın artacağı belirtildi.
Kale Grubu, içinde 5 yıldızlı bir otelin de bulunacağı turizm tesislerinde ortaklık için iki Alman firmayla görüşüyor. Almanlar, tesislere ulaşımı zor bulduklarını belirterek şu anda Bandırma’dan karayoluyla 2 saat 15 dakikada varılan Hıdırlar köyüne ulaşımın 1 saate düşürülmesini istiyor.
Proje için son sözü söyleyecek olan Kale Grubu Başkanı İbrahim Bodur’un da, “Yol durumunun bitmesi lazım. Ondan sonra ciddi anlamda bakabiliriz” dediği belirtiliyor.
Karayolları Genel Müdürlüğü’yle de irtibata geçen Kale grubu, öncelikle Çanakkale – Çan yolunun yapımını bekliyor. Bu yolun yapımının ardından Yenice üzerinden Kaz Dağları’na doğru yolların inşasının kolay olacağı planlanıyor.
Yatırımla ilgili girişimlerin genel seçimlerden sonra hız kazanması bekleniyor. İstanbul – Çanakkale arası uçuşların başlamasıyla bölgede inşa edilecek tesislerin turistik potansiyelinin çok arttığı belirtiliyor.
Rakip dişli!
Futbol turizminde Antalya’nın ciddi bir üstünlüğü bulunuyor. İklim ve tesis avantajıyla öne çıkan kent, dünyanın dört bir yanından futbol kulüplerinin kamp yeri tercihlerinin ilk sıralarında yer alıyor.
Bu yıl 9 Ocak – 31 Mart tarihleri arasında Antalya’da 144 otel, motel ve tatil köyünde, 900 yerli ve yabancı futbol takımı kamp yaptı. Bu dönemde futbol takımlarının kamp yerlerinin belirlenmesi ve hizmetlerin sağlanmasında aracılık eden 124 kurum 13 milyon 271 bin 433 YTL kazanırken, takımların otellere bıraktığı para 34 milyon 888 bin 344 YTL oldu.
Kategori Karışık Semtler | Yorum yok »
Şubat 28th, 2009 by recep
Belçikalı turizmci Eric Goossens ve profesyonel turist rehberi olan Türk eşi Özlem Gündüz, Çanakkale Savaşları’nda ”Arıburnu-Kuzey Grubu’nun” karargahına ev sahipliği yapan 15 haneli Kocadere köyüne, doğa ve tarihle iç içe yaşamak isteyenler için ”Gelibolu Evleri” adını verdikleri küçük bir otel kurdu .
Tarih ve yabancı diller uzmanı turizmci Eric Goossens, 1990 yılında Türkiye’ye gelerek, İstanbul’a yerleşti. Burada, kongre, seminer organizasyonları yapan seyahat acentesi kuran Goossens, bir süre sonra İstanbul’un yoğun şehir hayatından yorulunca profesyonel turist rehberi olan eşi Özlem Gündüz ile yıllardır gezdikleri Gelibolu Yarımadası’na yerleşme kararı aldı.
Çanakkale Savaşları’nda önemli muharebelerin yaşandığı Arıburnu Cephesi’ne 1 kilometre uzaklıktaki, birçok evi kente göç nedeniyle terk edilmiş olan 15 haneli Kocadere köyüne, tek katlı ve 10 odalı küçük bir otel kuran turizmci çift, doğa ve tarihle iç içe zaman geçirmek isteyenlere hizmet veriyor. Eric Goossens, İstanbul gibi büyük bir şehirde yaşamanın zor olduğunu, değişik yaşam sürmek için Kocadere köyüne geldiklerini söyledi. Bu projelerinde köy halkından da büyük destek aldıklarını, oteli kurmaktaki tek amaçlarının ticaret olmadığını ifade eden Goossens, ”Gelibolu Yarımadası’na görüntüsü güzel küçük bir otel kazandırmak istedik. Otel için gerekli bazı ürünleri köyden satın alarak halka da destek olduk” dedi.
Rehberlere indirim var
Turist rehberi TUREB üyesi meslektaşlarına özel indirim uygulayacaklarını bildiren Özlem Gündüz ise ”Gelibolu Evleri”ni öncelikle kendileri için kurduklarını belirterek, şöyle konuştu:
”İstanbul’dan ayrılma kararıyla birlikte, Kocadere köyünde otelimizi açtık. 3 personelle ziyaretçilere hizmet veriyoruz. Bu tür otellerin çok büyük yapılar olmaması kaydıyla Gelibolu Yarımadası’nda farklı yerlerde de olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu işletme sayesinde Gelibolu Yarımadası’nın da gönüllü tanıtım elçileri olduk. Bunun için web sayfası oluşturduk. Buradan da hem yörenin hem de otelimizin tanıtımını yapıyoruz.”
Gündüz, otele genelde Avustralyalı, Yeni Zelandalı, Türk, İngiliz ve İrlandalı turistlerin ilgi gösterdiğini, ayrıca Çanakkale Savaşları tarihini merak eden konukların, otelin kütüphanesinden yararlanabildiğini kaydetti.
Kategori Karışık Semtler | Yorum yok »
Şubat 28th, 2009 by recep
Adana’nın Yumurtalık ilçesi yaklaşık 60 kilometre sahil kıyısı ile son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin gözdesi haline geldi.
Adana’ya 80 kilometre mesefadeki ilçede halk geçimini hayvancılık ve kısmen balıkçılıkla sağlıyor. 4 bin 500 nüfuslu ilçe yaz aylarında 25-30 bin nüfusa ulaşıyor.
Kategori Karışık Semtler | Yorum yok »
Şubat 28th, 2009 by recep
Ağrı İl Kültür ve Turizm Müdürü ‘Ağrı Meteor Çukuru’nu yeniliyor…
Ağrı İl Kültür ve Turizm Müdürü Muhsin Bulut, ‘Ağrı Meteor Çukuru’nun daha modern bir hale gelmesi için çevre düzenleme projesi hazırladıklarını, çalışmaların tamamlanması ile önemli bir doğal güzellik olan çukurun daha güvenli bir şekilde ziyaret edilebileceğini söyledi.
Muhsin Bulut, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü teknik elemanları tarafından hazırlanan projenin Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıkları Bölge Koruma Kuruluna gönderildiğini ifade etti. Meteor çukurunun çevresinin bu düzenleme ile yeni bir hale getirileceğini dile getiren Bulut ‘Öncelikle çukurun etrafında bir toprağın içeriye girilmesi setle engellenecek, yeşil alan ve ağaçlandırma yapılacaktır. Bununla beraber gelen ziyaretçiler için kafeterya ve dinlenme alanları oluşturulacaktır.
Çukurun izlenmesi için 12 metre yüksekliğinde çelik bir kuleden Meteor çukuru izlenilebilecek. Çok daha keyifli çok daha güveni bir ortamda gelen ziyaretçilerimizi ağırlayacağız. Proje dünyanın ikinci büyük meteor çukuruna yakışır tarzdadır’ dedi.
Kategori Karışık Semtler | Yorum yok »
Şubat 28th, 2009 by recep
Türk işi yayla turizmi Antalya`yı rezil ediyor
Kemer İlçesi Ovacık Yaylası’ndaki otellerde telefon olmadığı için konaklama tesislerinde kalan turistler dünya ile iletişim kuramıyor. Tesis sahipleri, “Bu konuda turiste rezil oluyoruz, yerin dibine giriyoruz” diyor.
Antalya’nın Kemer İlçesi’ne 23 kilometre, şehir merkezine ise 40 kilometre mesafede bulunan Ovacık’ta yaşanan sıkıntıları bölgenin tek Yayla oteli olan, Gül Mountain Otel’in sahibi Emin Gül açıkladı. Ovacık’ta 90 ev ile 1 otel bulunduğuna dikkat çeken Emin Gül, bölgede yıllarıdır süren Haberleşeme sorununa da değinerek, “Otelimizde dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerimiz kalıyor. Zaman zaman telefon açmak istiyorlar. Ve biz de yok diyoruz. Açıkçası bu konuda rezil oluyoruz ve yerin dibine giriyoruz” dedi. Emin Gül, sıkıntıları yerinde göstermek amacıyla Antalya Valisi Alaaddin Yüksel’i yaylaya davet etti. Yaylada haberleşmenin olmadığını, yolların göçük bir şekilde tehlike yarattığını ve yine çöplerin toplanmaması nedeniyle yol kenarları ile bazı bölgelerin çöplerle dolduğunu söyleyen Emin Gül, yetkilere bu konularda defalarca sözlü ve yazılı olarak bildirmelerine rağmen bir sonuç alamadıklarını belirtti. Gül, şöyle konuştu: “Kemer’de sadece deniz, kum, güneş yok. Her gün buradan safariler ile binlerce kişi geçiyor. Ayrıca burası Dünya Ralli Şampiyonası’nın yapıldığı alanlar. Turizmin çeşitliliğini savunanlar, yayla turizmini öne çıkaranlar yaptığımız hizmetlerimize gereken desteği vermiyorlar. AK Parti Kemer İlçe Başkanı Zafer Yaman gazetelere demeç veriyor. Şu kadar hizmet yaptık yaylaya diye. Onlar sadece gözle görülür yerlere hizmet ediyorlar ve günübirlik siyaset yapıyorlar. Ve bende bunları basında üzülerek takip ediyorum.”
Gül, yayla yollarının birçok bölümünün kullanılmaz halde olduğunu ve zamanı olmadan aralık 2006′da zift işlemi yapıldığını, şimdi de yolların zifte boğulduğuna dikkat çekerek araçlara da zarar verdiğini savundu.
YERİN DİBİNE GİRİYORUZ
OvacIk’ta 90 ev ile 1 otel bulunduğuna dikkat çeken Emin Gül, bölgede yıllardır süren Haberleşeme sorununa da değinerek, “Otelimizde dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerimiz kalıyor. Zaman zaman telefon açmak istiyorlar. Ve biz de yok diyoruz. Açıkçası bu konuda rezil oluyoruz ve yerin dibine giriyoruz” diye konuştu. Gül, “Hayatımız turizm. Bölgede turizmin geliştiği bir dönemde haberleşme sıkıntısı ile karşı karşıya kalmak çok üzücü ve vahim bir olay. Bölgemizde haberleşme sıkıntısı var. Bu konuda dilekçe ile Kemer Telekom’a bir yazı yazdım. Orası da Antalya’ya göndermiş. Resmi bir yazı ile benden 70 milyar istediler. Eğer 70 milyar verirsem buraya telefon gelecek. Bizde devletin yapacağı işi biz nasıl yapalım dedik. Ve bu konuda beklemedeyiz. Yetkilerden gerekeni bekliyoruz. Bu konuda bir adım atılmalı” dedi.
Kategori Karışık Semtler | Yorum yok »
Şubat 28th, 2009 by recep
Türkiye’ye tatil amacıyla gelen ve 400 avronun üzerinde harcama yapan Amerikalı ve Japon turistlerin elinin açık olduğu ortaya çıktı.
Eli sıkı turistler sıralamasındaysa 100 avroluk harcamayla İsrailliler ilk sırada yer alıyor
RADİKAL – İSTANBUL – Türkiye’ye gelen turist sayısı her geçen yıl artış gösterse de turizm gelirlerinde büyük sıçramalar yaşanmıyor. Turizmciler bunu turistlerin eskisi kadar para harcamamasına bağlıyor.
Türkiye’ye geçen yıl 19 milyon turist gelirken yaklaşık olarak 15 milyar dolar gelir bıraktı. Turizmhaber’in yaptığı ‘Türkiye’ye gelen turistlerin kişisel harcamaları’na ilişkin araştırma, ilginç sonuçları ortaya çıkardı. Turistlerin yoğun olarak alışveriş yaptığı mağazalara ve rehberlerin verdiği bilgilere dayanılarak yapılan araştırmaya göre Türkiye’ye en fazla gelenlerin kişisel harcamaları milliyetine göre değişmekle beraber, 100 avrodan başlayıp, 500 avroya kadar çıkıyor. En fazla harcamayı 500 avro ile ABD’li turist yaparken onu 400 avroluk kişisel harcamayla Japon turist izliyor. Türkiye’de en az harcamayı ise 125 avroyla Hollandalı ve 100 avroyla da İsrailli turistler gerçekleştiriyor.
Tanıtım eksik
Turistleri gezdiren rehberlere göre, son yıllarda turistlerin harcamalarında bir düşüş yaşanıyor. Türkiye’ye turist gönderen ülkelerin önemli bir kısmında yaşanan ekonomik durgunluk, düşüşün birinci nedeni olarak gösteriliyor. Türkiye’nin turistik değerlerinin ucuza pazarlanmasından dolayı ülkeye gelen turist profilinin değişmesi de ikinci neden olarak sayılıyor. Anadolu turlarında transfer, yeme-içme gibi aktiviteler fiyata dahil ediliyor.
Bu yüzden Anadolu turuna katılanlar yine de ekstra para harcıyor.
İstanbul’a gelenlerin önemli bir kısmı ise bireysel tur satın alıyor. Bunların önemli bir kısmı ucuzcu turist olduğundan, transfer ve yemeğe ayırdığı paradan artakalanlarla alışveriş yaptığından harcamalar düşüyor.
Bu arada, rehberlerin ‘duayeni’ olarak bilinen Hüseyin Çimrin, ‘Turizm ve Turist Rehberliği’nin ABC’si’ adlı kitabında turistleri belli gruplar altında inceliyor. Çimrin’in kitabında, ilginç turist tipleri özetle şöyle sıralanıyor:
İdeal turist: Önyargıları yoktur. Amacı gezdiği ülkeyi tam olarak tanımaktır. Bilgili, her şeyle ilgili ve üretkendir. Katıldığı geziyle ilgili daha önceden araştırma larını yapmış ve hazırlıklıdır.
Sömüren turist: Gezi boyunca herkesi kullanıp sömürmek için hazırdır. Parası vardır, ama bunu bir türlü harcamaz. Başkalarının sırtından geçinmeyi tercih eder.
Cimri turist: Tutucudur, titiz ve düzenlidir. İhtiyaç duyacağını düşündüğü birçok şeyi, yiyecek-içecek dahil yanında getiriyor.
Bilgiç turist: Kitap yüklü bir çanta ile dolaşırlar, kan-ter içinde görülmedik tarihi eser bırakmaz. Rehberin anlattıklarını yalanlar. Rehberin yanından hiç ayrılmaz ve otobüse hiç geç kalmaz.
Fotoğrafçı turist: Bu tipler rehber için sorundur. Otobüsten iner inmez tarihi harabenin içinde kaybolur. Fotoğraf çekmeye kendilerini kaptırıp otobüsün hareket saatini unutur.
Obur turist: Bunlar, herhalde evlerinde bir yıl yemek pişmeyen turistlerdir. Ne bulurlarsa yerler. Çorbadan önce tatlı yerler.
Mızmız turist: Bu tip turistler, hemen her konuda şikayet edecek bir şey mutlaka bulur. Örneğin, ya çorbalarında sinek vardır ya hava çok sıcaktır.
Müşkülpesent turist: Kendi ülkelerinde olmadıklarına bir türlü inanmazlar. Özellikle Almanlar, herkesin Almanca konuşması gerektiğini düşünürler.
Neşeli turist: Genellikle otobüsün en arka koltuklarını işgal
ederler. Gençlerinin elinde bir çalgı aleti olabilir. Yaptıkları esprilerle içinde bulundukları grubu gülmekten kırıp geçirirler.
Tembel turist: Turlara katılmazlar. Bütün günlerini kızgın güneşin altında hareketsiz yatarak geçirirler. Yalnız yemek ve zorunlu gereksinimleri için kalkarlar.
Gösterişçi turist: Bunlar da turlara katılmazlar. Tatile çıkmalarının tek amacı, vücutlarını sergilemektir. Plajda veya havuz kenarında yavaş adımlarla bir ileri, bir geri yürürler.
Kategori Karışık Semtler | Yorum yok »