Ağrı Nuh’un Gemisi
Ağustos 20th, 2008 by adminTufanda her türden birer çift canlıyı alarak gemiye binen Nuh Peygamber’in gemisinin karaya oturduğu yerin Ağrı Dağı olduğuna inanılıyor. Kutsal kitaplar da böyle yazıyor. Hz. Adem ile Havva’nın yaşadığı İrem Bahçelerinin de dağın kuzeyindeki Aras Vadisi’nde olduğu söyleniyor. Doğuda bir çok öykünün, söylencenin anlatıldığını söylemiştik. Bunlar çok ayrıntılı, iyi örülmüş öykülerdir. İşte bu öykülerden biri de Ağrı’yı anlatıyor.
Biz kısaltarak aktaralım
Büyük ve Küçük Ağrı yeryüzündeki bütün dağların padişahı Kafdağı’nın ailesindenmiş. Kız kardeş Küçük Ağrı, Kafdağı’nın oğlu Yeni Kafdağı ile de nişanlıymış. Büyük Ağrı dağlar serdarı olduğundan ordusu ile 70 yıl sürecek uzun bir yolculuğa çıktığında Padişah Kafdağı ölmüş. Yeni padişahlık Büyük Ağrı’nın hakkıymış ama Yeni Kafdağı onun yokluğundan yararlanıp tahta oturuvermiş. Büyük Ağrı çok üzülmüş bu haksızlığa, kız kardeşi Küçük Ağrı’yı da yanına alıp Kafdağı ülkesinden ayrılıp Aras’ın yanına, şimdiki yerine gelip yerleşmiş. Yaşlı, yorgun ve üzgün Büyük Ağrı başını kız kardeşinin dizine koyup uykuya dalmış. Aradan uzun yıllar geçmiş, Yeni Kafdağı nişanlısını özlemiş ve Büyük Ağrı’ya elçi gönderip kendisini bağışlamasını, nişanlısını da göndermesini istemiş. Büyük Ağrı elçileri kovmuş ve yeniden uykuya dalmış. Yeni Kafdağı kızmış bu kez, ordusunu toplayıp Büyük Ağrı’ya saldırmış. Ama nafile, Büyük Ağrı tek başına koca orduyu bozguna uğratmış.
Yeni Kafdağı da yılmamış, yedi kez ve her seferinde daha büyük orduyla saldırmış. Ama her seferinde bozguna uğramış. Bu arada Küçük Ağrı da nişanlısına kavuşmak ister ama ağabeyinden çekinirmiş. Zorun sökmediğini gören Yeni Kafdağı bu kez hileye başvurmuş. Sessizce yaklaşıp nişanlısına gelmesini işaret etmiş. Küçük Ağrı dizini yavaşça ağabeyinin başının altından çekip kaçmayı denemiş ama Büyük Ağrı öksürüp ağzından alevler, dumanlar çıkarak uykuda olmadığını göstermiş. Yeni Kafdağı korkup kaçmış. Bu arada çevredeki köyler yanıp kül olmuş. Küçük Ağrı her yetmiş seksen yılda bir ağabeyinin iyice daldığını düşünüp dizini çekmeye çalıştığında Büyük Ağrı öksürüp yeri göğü sarsarmış.
Ağrı Dağı için daha onlarca efsane anlatılabilir. Ama bu yaşlı dağ, son yıllarda hem turizme, hem de çevre köyülelerine güvenlik amacıyla kapalı tutuluyordu. Bu yıl başında çevre köyülerinin hayvanlarını Ağrı eteklerindeki otlaklara çıkarmalarına izin verildi. Bu gelişme, Ağrı’nın kısa süre sonra turizme açılacağının da müjdesi aynı zamanda.
Kategori Ağrı | Yorum yok »
Ağrı”nın Kurtuluşu M.Ö. 18. Yüzyıl öncesine dayanmaktadır. M.Ö.15. yüzyılda Hurri Mitani krallığının kuzey ucunu işgal etmiş olan ve bu topraklarda asıl hakimiyeti Urartular kurmuştur. Kimerlerle başlayıp, Pers ve Makedonyalılardan sonra M.Ö. 1. yüzyılda Part ve Şahlar, Moğollar, İlhanlılar, Kara koyunlular ve Safaviler 16. Yüzyıla kadar Ağrı ve çevresinde hakimiyet kurmuşlardır. 1514 yılında Yavuz Sultan Selim”in Şah İsmail”i Çaldıran meydan muharebesinde yenmesiyle bölge Osmanlıların eline geçmiştir.